TechnoRadical İletişime geçin

TechnoRadical notları · Makale

Bir SEO iddiasının kaynağı nasıl bulunur

Bir SEO iddiasının kaynağı nasıl bulunur? Üç adımlı izleme yöntemi ve kendi taradığımız 4 Türkçe blogun kaç tanesinin kaynak gösterdiği.

Bir SEO iddiasının kaynağı, iddiayı ilk üreten tarafa kadar geriye giderek üç adımda bulunur: önce iddiayı kimin yazdığına, sonra o kişinin kaynağını kimden aldığına, son olarak en baştaki yayının bu sayıyı nasıl ürettiğine bakılır. Bu yöntem gerekli çünkü Türkçe SEO içeriğinin büyük kısmı bir kopyalama zinciridir; kaynağı gösterilmeyen bir rakam onlarca blogda tekrarlanır ve tekrar sayısı onu doğrulamaz. “İlk sayfa aramanın %92-95’ini alır” iddiasının izini sürdüğümüzde zincirin başında 13 yıllık, artık kapanmış bir şirketin tek raporu bulunuyor; bu rapor uydurma değil ama güncel bir gerçek gibi de sunulamaz. Kendi taradığımız dört Türkçe SEO blog sayfasından yalnızca biri her rakam için ayrı kaynak veriyordu, o kaynak da çoğunlukla zincirin başına değil bir ara durağa çıkıyordu. Bir iddianın kaynağı bulunamadığında bu, iddianın otomatik olarak yanlış olduğu anlamına gelmez; kaynaksızlık bir doğrulama eksikliğidir, çürütme değildir. Okur bu üç adımı, bir ajans raporundaki rakamdan sektör istatistiğine kadar herhangi bir SEO iddiasına uygulayabilir.

SEO içeriğinde neden her iddianın kaynağı sorgulanmalı

Türkçe SEO içeriğinin büyük kısmı bir kopyalama zinciridir; bu yüzden bir ajans teklifinde veya rakip blogunda gördüğünüz bir rakamı, bir karar vermeden önce sorgulamak gerekir. Kaynağı gösterilmeyen bir istatistik bir yerde ortaya çıkar, onlarca blog aynı sayıyı kendi kaynağını göstermeden tekrarlar ve sayı tekrarlana tekrarlana “bilinen gerçek” haline gelir. Aynı sayıyı üç farklı Türkçe blogda görmek onu doğrulamaz; üçü de aynı yerden kopyalamış olabilir.

Bunun bedeli soyut değildir. Bir kurucu veya pazarlama sorumlusu, kaynaksız bir rakama dayanarak bütçe ayırdığında veya bir vendorla sözleşme imzaladığında, aslında hiç doğrulanmamış bir varsayıma güvenmiş olur. Kendi taradığımız dört Türkçe SEO blog sayfasından yalnızca biri her rakam için ayrı kaynak veriyordu; kalan üçü sayıyı ya hiç kaynaksız ya da tek bir genel atıfla aktarıyordu (aşağıda, kendi taramamız bölümünde). Bu oran küçük bir örneklemden geliyor ama gösterdiği eğilim net: kaynak göstermek istisna, göstermemek kural.

Bir ajans raporunda veya teklifinde görülen rakam da aynı sınavdan geçmelidir. Bir vendor kararı verilmeden önce, ajansınızın size sunduğu rapordaki rakamı sorgulamak da aynı disiplinin bir parçasıdır; bu bir güvensizlik göstergesi değil, karar sorumluluğunun bir parçasıdır.

Kaynak zincirini üç adımda geriye izleme yöntemi

Bir SEO iddiasının kaynağını bulmanın yöntemi üç adımdan oluşur: sayıyı kim yazdı, o kimden aldı, en baştaki yayın kim ve bu sayıyı nasıl üretti. Bu üç adım, aşağıdaki Chitika örneğinde gösterildiği gibi, herhangi bir iddiaya uygulanabilir.

  1. Bu sayıyı veya iddiayı kim yazdı? Karşınızdaki metnin (ajans raporu, blog yazısı, sosyal medya gönderisi) kaynak gösterip göstermediğine bakın. Kaynak yoksa, yalnızca isim verilmeden bir otoriteye yaslanan genel bir ifadeyle karşılaşıyorsanız, zincir burada zaten kopuyor.
  2. O, sayıyı kimden aldı? Gösterilen kaynak genellikle bir aracı sitedir: bir infografik, bir derleme yazısı, başka bir blog. Bu aracının kendisi de bir kaynak gösteriyor mu, yoksa o da sayıyı başka bir yerden mi devralmış?
  3. En baştaki yayın kim ve bu sayıyı nasıl üretti? Zincirin başına ulaştığınızda asıl soru budur: hangi kurum, hangi tarihte, hangi örneklem büyüklüğüyle, hangi yöntemle bu sayıyı ölçtü? Metodoloji yoksa, yalnız bir rakam varsa, sayı hâlâ doğrulanmamış demektir.
  4. Bu zincir ne zaman yeniden kontrol edilmeli? SEO verisi altı ayda eskiyebilir; zincirin başındaki kaynak birkaç yıl önceki bir tarihe dayanıyorsa, sayı yeniden kullanılmadan önce hâlâ geçerli olup olmadığı kontrol edilir. Kaynağı üreten kurumun kendisi de artık var olmayabilir; bu durumda sayı bir daha güncellenemez ve bu sınır yazıda açıkça belirtilir.

Bir sayıyı üç farklı kaynakta görmek onu doğrulamaz. Üçü de aynı ilk yayından kopyalamış olabilir; bu durumda tekrar sayısı kanıt gücü katmaz, yalnızca kopyalama zincirinin ne kadar yayıldığını gösterir.

Çalışan örnek: “ilk sayfa aramanın %92-95’ini alır” iddiası nereden geliyor

Sektörde yaygın “arama sonuçlarının ilk sayfası toplam trafiğin çoğunu alır” iddiasının izini sürdüğümüzde, zincirin başında 13 yıllık ve artık kapanmış bir şirketin tek raporu bulunuyor. Bu örnek, yukarıdaki üç adımın gerçek bir iddia üzerinde nasıl çalıştığını gösteriyor.

Türkçe SEO blogu orbita.com.tr’de bu sayı %95 olarak geçiyor ve kaynak olarak digitalsynopsis.com gösteriliyor (adım 1: orbita, kaynağını gösteriyor). digitalsynopsis.com’un infografiğine gidildiğinde (adım 2), sayı yine %95 olarak veriliyor ve kaynak olarak Chitika Insights anılıyor, ama orijinal rapora hiç link verilmiyor. Zincirin başına (adım 3) ulaşıldığında görülen, Chitika Insights’ın Haziran 2013 tarihli “The Value of Google Result Positioning” raporu: 21-27 Mayıs 2013 tarihleri arasında milyonlarca reklam gösterimi üzerinden ölçülen veriye göre ilk sayfa sonuçları toplam arama trafiğinin %92’sini alıyor, 1. sıra %33’ünü, 2. sıra %18’ini alıyor.

Zincirin başına gidince üç şey ortaya çıkıyor. Birincisi, sayı kopyalama sırasında %92’den %95’e kaymış; digitalsynopsis.com’un bu farkı nereden aldığı belli değil. İkincisi, Chitika’nın ölçümü 2013’ün arama sonuç sayfası (SERP) yapısını yansıtıyor, öne çıkan snippet ve AI Overviews’tan önceki bir dönemi; bugünün SERP’ine genellenemez. Üçüncüsü, Chitika şirketinin kendisi Nisan 2019’da faaliyetlerini tamamen durdurdu; kaynağı üreten taraf artık yok, rapor bir daha güncellenemez.

Bu üç bulgu, sayının uydurma olduğu anlamına gelmiyor. Chitika gerçek bir ölçüm yaptı ve o dönem için gerçek bir sonuç üretti. Sorun sayının kendisinde değil, sayının 13 yıl sonra hâlâ güncel bir SEO gerçeği gibi, tarihi ve kaynağı belirtilmeden aktarılmasında. Bu sayı burada bir SEO gerçeği olarak değil, yalnızca kaynak izleme yönteminin çalışan bir örneği olarak, tarihi ve sınırıyla birlikte kullanılıyor.

Kaynak katmanları: hangisi serbest, hangisi yalnız etiketle, hangisi hiç kullanılmaz

Bir kaynağı üç katmandan birine yerleştirmek, onu yazıya alıp almayacağınıza karar vermenin en hızlı yoludur: birincil kaynak serbestçe kullanılır, ikincil kaynak yalnızca etiketiyle kullanılır, teyitsiz kaynak hiç kullanılmaz.

KatmanNeNasıl kullanılır
BirincilOlguyu üreten tarafın kendisi: resmî dokümantasyon, resmî duyuru, patent, kendi ölçümünüzSerbest, doğrudan aktarılır
İkincilOlguyu ölçen, metodolojisi açık üçüncü taraf araştırma (örneğin bir SEO aracının kendi veri setiyle yayınladığı analiz)Kaynağı adıyla anılarak, “X’in kendi veri setine göre” kaydıyla
TeyitsizOlguyu yalnızca aktaran, kendisi üretmeyen taraf: ajans blogu, kaynağı gösterilmeyen istatistik, isim verilmeden bir otoriteye yaslanan ifadeYazıya hiç girmez

Chitika örneğinde bu katmanlar iç içe geçiyor. Chitika’nın kendi raporu, yayınlandığı 2013’te bir ikincil kaynaktı: metodolojisi açık bir ölçümdü. digitalsynopsis.com ise teyitsiz bir katmandı; sayıyı aktardı ama üretmedi ve kaynağa link vermedi. orbita.com.tr, digitalsynopsis.com’u kaynak göstererek aslında teyitsiz bir katmanı ikincil katman gibi sunmuş oldu.

Bir sayının kaç yerde göründüğü, hangi katmanda olduğunu değiştirmez; teyitsiz bir kaynak yüz blogda tekrarlansa da teyitsiz kalır. Bu ayrım soyut kalmıyor: bu üç katmanı kendi içerik sürecimizde nasıl uyguladığımız, bir kaynağın hangi katmana girdiğinin araştırma aşamasında nasıl belirlendiğini gösteriyor.

Bir iddianın kaynaksız olduğunu gösteren işaretler

Bir SEO iddiasının kaynaksız olduğunu gösteren dört işaret var: link veya kurum adı yok, aynı sayı farklı yerlerde farklı görünüyor, tek bir çalışmaya dayanan sayının tarihi belirtilmemiş ve “en yüksek etki” gibi üstünlük cümleleri ölçülmeden yazılmış.

İşaretNe anlama gelir
Link veya kurum adı yok, yalnızca isim verilmeden bir otoriteye yaslanan genel bir ifade varZincir hiç kurulmamış, geriye izlenecek bir başlangıç noktası yok
Aynı sayı farklı kaynaklarda farklı görünüyor (örneğin %92 ile %95 arasında kayıyor)Kopyalama sırasında bir yerde bir hata veya yuvarlama yapılmış, kimse zincirin başına gidip kontrol etmemiş
Tek bir çalışmaya dayanan sayının tarihi verilmiyorSayının hâlâ geçerli olup olmadığı bilinemez; SEO verisi altı ayda eskiyebilir
“Kesinlikle”, “her zaman”, “en yüksek etki” gibi üstünlük iddiaları kaynağa bağlanmadan yazılmışİddia bir ölçüme değil, yazarın kendi editoryal tercihine dayanıyor

GeoSkoru adlı bir yapısal hazırlık aracının 11 kriterlik puanlama sistemi bu son işarete bir örnek: aracın sayfası “FAQPage, hem Featured Snippet hem AI Overviews için en yüksek etkiyi sağlar” diye yazıyor, ama bu cümlenin hiçbir kaynağı yok. Kriter yüzdeleri aracın kendi editoryal seçimidir, kanıtlanmış bir sıralama veya alıntılanma faktörü değildir.

Bu dört işaret yalnızca üçüncü taraf istatistikler için değil, ajansınızın kendi sitenizle ilgili öne sürdüğü teknik bir iddia için de geçerlidir. Ajansınız “sitenizde X sorunu var” dediğinde, bu iddiayı bağımsız bir site denetimiyle kendi başınıza kontrol edebilirsiniz; iddia doğruysa denetim aracı da aynı sorunu gösterir, göstermiyorsa iddia sorgulanmalıdır.

Kaynaksız bir iddia otomatik olarak yanlış demek değildir

“Bu iddianın kaynağı yok” demek ile “bu iddia yanlış” demek aynı şey değildir; kaynaksızlık bir doğrulama eksikliğidir, bir çürütme değildir.

Öne çıkan snippet paragrafları için sektörde dolaşan “40-60 kelime” aralığı bunun ders örneği. Bu aralık uydurma değil, kutuda görünen snippet’lerin ölçülmesinden gelen gerçek bir gözlem. Ama gözlem kaynaktan kaynağa değişiyor (40-50, 40-60, 45-97 gibi farklı aralıklar görülüyor) ve Google’ın kendisi snippet için kesin bir asgari uzunluk vermiyor. Sorun sayının kaynaksız olması değil; bir gözlemin, sanki Google’ın verdiği sabit bir eşikmiş gibi kural olarak aktarılması.

Bu ayrım, bulunması zor bir veriyi bağlamı bağlayan yakın bir gözlemle tamamlamakla, olmayan bir kaynağı varmış gibi göstermek arasındaki farkla aynı mantığı taşıyor. Birincisinde “bu bir gözlemdir, kesin eşik değildir” demek zayıflık değil dürüstlüktür; ikincisi kaynağı uydurmaktır. “Kaynağını bulamadım” demek okuru bilgisiz bırakmaz, okura hangi bilginin ne kadar sağlam olduğunu söyler.

Aynı belirsizlik ilkesi, bir SEO çalışmasının sonucu için garanti verilememesinde de geçerlidir; sıralama garantisi verilememesinin aynı belirsizlik ilkesinden geldiği, sonucu önceden bilinemeyen bir sistemde dürüstçe “bilmiyorum” demenin, sahte bir kesinlik üretmekten daha güvenilir olduğunu gösteriyor. Kaynaksız bir iddiayı reddetmek yerine “kaynağı yok, bu yüzden ihtiyatla okuyun” demek de aynı disiplinin bir parçası.

Kendi taramamız: Türkçe SEO bloglarının kaçı kaynağını gösteriyor

Doğrudan taradığımız dört Türkçe SEO blog sayfasından yalnızca biri her istatistik için ayrı kaynak veriyordu; kalan üçü sayıları kaynaksız ya da tek bir genel atıfla aktarıyordu.

Taranan dört sayfa şöyle: ayhankaraman.com’un “11 SEO efsanesi” yazısı on bir iddiaya karşılık yalnızca tek bir genel kaynak (2016 tarihli bir atıf) veriyor, iddia başına ayrı kaynak yok. bymeoman.com’un Google sıralama faktörleri yazısı, domain yaşı ve Core Web Vitals gibi spesifik iddialar için ayrı kaynak göstermiyor, yalnızca genel bir Google Arama Başlangıç Kılavuzu bağlantısı taşıyor. qyseo.com’un “SEO istatistikleri” sayfasında dışarıdan kaynaklı hiçbir istatistik yok, yalnızca hizmet tanıtımı rakamları var. orbita.com.tr ise dördü arasında tek istisna: her rakam için ayrı, adıyla anılan bir kaynak veriyor. Ama yukarıdaki Chitika örneğinde görüldüğü gibi, orbita.com.tr’nin verdiği kaynak da çoğunlukla zincirin başına değil bir ara durağa çıkıyor.

Bu örneklem küçük (dört sayfa) ve yalnızca Türkiye pazarına özgü; başka bir tarihte veya başka bir örneklemle farklı bir oran çıkabilir, bu bulgu genellenemez. Ama gösterdiği eğilim, “her iddianın kaynağı sorgulanmalı” uyarısının neden gerekli olduğunu somutlaştırıyor: dört sayfadan üçü, okuru kaynağın var olup olmadığını kendi başına kontrol etmek zorunda bırakıyor.

Aynı şeffaflık eksikliği yalnızca istatistik derlemelerinde değil, başka bir içerik türünde de görülüyor; “En iyi SEO ajansları” listelerinin kendi metodolojisini de aynı şeffaflık eksikliğiyle yazması, kaynak gösterme disiplininin tek bir içerik türüyle sınırlı olmadığını, aynı denetimin ajans sıralama sayfalarına uygulandığında da benzer bir boşluk bulduğunu gösteriyor.

SEO istatistikleri · kaynak doğrulama · dürüstlük ve risk · kendi ölçümümüz

Bu yazıdakileri kendi sitenizde ölçmek ister misiniz?

Araçların hepsi ücretsiz ve kayıt istemiyor. Yazıda geçen ölçütlerin çoğunu doğrudan kendi adresinize uygulayabilirsiniz.

Ücretsiz denetim Diğer yazılar